selam herkes,
benim sevmeye engel evcil acılarım yok aslında ya ne oluyor bilmiyorum bazen. nefes alamıyorum be baba! nedeni yok. hadi yalanımız olmasın "nedeni var da yok" diyeyim, hem kendimi kandırayım hem de siz bir nedeni olduğunu anlayın işte..
blog'un resimleri bozulmuş, bakmazsan dağ oluyormuş resmen. dağ evimmiş burası da benim o zaman, ve ben o filmlerdeki adam gibi canım sıkıldığında hep buraya kaçarmışım.. herkesin "her zaman kaçtığım yer"e kaçtığımı bilsin istediğimden böyle bir yer yapmışım kendime.. evet ya blog benim için de kaçışmış sanki... "sanki" diyeyim ben hem kendimi kandırayım hem de siz "sanki'nin yalan" olduğunu anlayın işte..
böyle pek yalan söylüyormuş gibi olmadım.. sanki!
aslında "şimdi ben zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim".. çok unutkanım diye üzülmesin kimse. unutkanlık kadar güzel bir şey yok. mesela "unut!" olsaymış ya fakirin ekmeği, unuturmuş belki de..
ve buraya da yazarak şu anki nefes alamayışımı, unutmamak adına sağlam temeller kurarken ne düşünüyorum acaba? valla bilmiyorum. o cümle "ve..." ile mi başladı? bu ne lan! ben değilim bu! çok sıkıcıyım şu an. kafam da güzel değil. bu yüzden mi güzel değil dünya? sadece kafam güzelken güzel olmasın canım bu dünya da.. kendini bir bok sanıyor zaten ve tek bildiğim bazen hakikaten çok boktan.
aslında "şimdi ben zamanın beni sancıya mıhladığı yerde" değilim. cidden değilim. çok güzel bir yerde gibiyim. bak gene "gibi" dedim. ama yok gibi'si yalan bu kez. birazdan gözlerimdeki ateş düşecek, birazdan nefesimi duymayacağım o hızlı hızlı alıp verdiğim, birazdan dünya iyi olacak işte. olur yani. unuturum. belki resimler de düzelir blog'ta ve bu yazı da anlamını yitirir. blog benim için kaçıs olmaktan çıkar. (zaten değildi.) bunu diyenlerle dalga geçtim ben hep.
ne kaçışı be baba!
nereye kaçabiliyor ki insan, kendini her yere götürürken nereye kaçıyorsun be baba! kaçabiliyorsan öğret bana be baba.
hiç kimse hakkında her şeyi bilmek istemiyorum. her şeyi bilmek hangi dilde mutluluk vermiş lan! az bileyim ben, öyle daha çok seviyorum. güzel de seviyorum bak. sevme dedin mi bana geleceksin. bak güldüm buna. "insanın kendini önemsemesi, kendinin kiralık katilidir"
neyse.
"çok sevmeyin oğlum kimse çok sevmiyor bunu" demiştim zamanın birinde.. yok lan öyle değil, bu da başka bir yalanım işte! çok sevin oğlum, ne olursa olsun siz çok sevin.
gerisini onlar düşünsün. kim düşünürse düşünsün. ya da düşünmese ne olur yahu! ben severim gerisi beni ilgilendirmez.
"lafı fazla unutmayacağım" diyerek bir klasiği daha yerine getireyim, bunca uzattıktan sonra.
şimdi ben bu şarkının "şimdi ben zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim" kısmına mıhlandığım yerdeyim... hikaye ile alakam yok vallahi.
ama şarkının "şimdi ben..." kısmı hayvan gibi güzel değil de nedir be baba!
ne dediğimi ben de bilmiyorum herkes.
ama yok bi' şeyim. cidden yok. sanki.
öptm kib bye
okan
Rss Ekle

5 "yoran":
iyimisin sen sahi?:=)
şarkı çok güzel
iyisin iyisin, bi şeyin yok senin. :)
çatıyı filan aktarmaya gelmişsin, yapasın kaçmış. dinlenip gitmişsin.
:)
ya da belki, sadece biz burda yeni bir yaşanmışlık izi bulalım diye..
izini bulmak güzel karşim.
seya..
canımsın, öyle iyi anlıyorumki seni.
:)) Devrelerin mi yandı bebişim hayırdır..
Bu var ya canım bu, senin son zamanlarda yazdığın en güzel en güzel ennn güzel post olabiler.
Gelip, bulup, önce el sıkışıp (tanışacağız ya malum) sonra boynuna sarılasım geldi biliyo musun?
Yorum Gönder